
Işığın yönü, rengi ve yüzeylerle kurduğu ilişki bir iç mekânın karakterini nasıl belirler? Tasarımda doğal ışığı kullanmanın yolları.
Bir mekânı sevip sevmediğimizi çoğu zaman farkında olmadan ışık belirler. Aynı oda, kuzeyden gelen yumuşak bir ışıkta sakin ve odaklanmaya uygun; batıdan gelen sıcak akşam ışığında ise samimi ve rahatlatıcı hissedilir.
Yönü okumak
İç mekân tasarımına başlamadan önce mekânın hangi saatlerde, hangi yönden ışık aldığını gözlemleriz. Kuzey ışığı gün boyunca dengelidir; çalışma ve atölye mekânları için idealdir. Doğu ışığı sabahları yatak odası ve mutfakları canlandırır. Batı ışığı ise yaz akşamlarında gölgeleme gerektirir.
Yüzeyler ışığı taşır
Işık yalnızca pencereden girmez, yüzeylerden yansıyarak mekânın derinliklerine ulaşır. Açık tonlu kireç sıvalar ışığı yumuşakça dağıtırken, parlak yüzeyler sert yansımalar ve parlama yaratabilir. Mat, dokulu yüzeyler ışığa derinlik kazandırır.
- Pencere pervazlarını açılı yaparak ışığı genişletmek
- Tavanı duvarlardan bir ton açık tutmak
- Derin mekânlarda iç pencere veya cam bölücü kullanmak
Gölge de tasarımın parçası
Her yeri eşit aydınlatmak yerine, ışık ve gölge arasında bir ritim kurmak mekâna karakter kazandırır. Ahşap çıta perdeler, kepenkler ve derin nişler; gün boyunca değişen gölge desenleri oluşturur.
Yapay ışıkla tamamlamak
Akşam saatlerinde yapay aydınlatma, gün ışığının bıraktığı yeri doldurmalıdır. Tek bir tavan armatürü yerine; genel, görev ve vurgu aydınlatmasını katmanlar halinde kurgulamayı, sıcak renk sıcaklığında ve kısılabilir armatürler kullanmayı öneriyoruz.
Göztepe Deniz Dairesi projemizde duvarları kaldırmanın en büyük kazancı metrekare değil, evin en karanlık köşesine kadar ulaşan deniz ışığı oldu.